Kanada’daki Kars Kasabasının Bizdeki Kars ile Olan Bağı

Daha önce hiç Kanada’daki Kars’ı duymadıysanız Türkiye’deki ikiziyle aynı tarihi kaderi paylaştığını şimdi öğrenmiş olacaksınız. Bizim Kars’a da Kars deyip geçmeyelim, Anadolu’nun vatan olma sevdasına öncülük eden güzide illerimizden biridir kendisi.

“Sıcak denizlere inme” politikasıyla tanıdığımız Ruslar, Kanada’daki Kars’ın tarihinde de karşımıza çıkıyor. Öyle ki 1855 yılının ikinci yarısında yaşanan Kars Kuşatması, Karl Marx’ın 8 Nisan 1856 tarihinde New-York Daily Tribune gazetesinde yayımlanan makalesine de konu olmuştur.

Orijinal ismi Wellington olan kasabanın adı neden Kars olarak değiştirildi?

Kanada’da yer alan bu kasabanın adı, yıllar önce Kars olarak değiştirildi. Bunun sebebi ise Kırım Savaşı dönemine uzanıyor. Savaş esnasında Rusların Kars’ı işgal etmeleri üzerine halkın büyük bir direnç göstermesi bunda çok etkili oluyor.

Savaşta Osmanlı’nın müttefiki İngiltere’nin subayı General Sir Fenwick Williams, İstanbul’da bulunan İngiliz Büyükelçiliğine gönderdiği raporda Kars halkının kahramanlıklarından söz eder. 

General Muravyev komutasındaki Rus ordusu, Türk ordusundan dört kat fazla askere sahip olmasına rağmen Kars’ı düşürememeleri aylarca İngiliz basınına malzeme olur. Bu durum, İngilizlerin çok hoşuna gider ve namı Avrupa’ya kadar yayılmış olan başarısız kuşatma onlarda büyük hayranlık uyandırır.

Kars savunması, Avrupa’da tiyatrolarda temsil edilmeye başlanır.

Kars’ın savunmasında sadece Türk askerleri değil; halktan insanlar ve hatta çocuklar bile vardı. Bu kahramanlıktan oldukça etkilenen Avrupa’da ise büyük Rus ordusuna karşı galibiyet yaşayan Türk ordusunu canlandırmaya başlarlar. Bu olay öyle bir yayılacaktır ki ilerleyen zamanlarda işte bizim de şu an gördüğümüz Kanada’nın Kars’ını doğuracaktır.

Çağın “Güneş batmayan imparatorluğu” İngiltere sömürgesinde olan Kanada’da Wellington isminde 2 kasaba vardı.

Başkent olan Ottowa yakınındaki Wellington ile daha doğusunda yer alan Wellington sürekli karıştırılmaya başlanmıştı. Bölgeye taşınan telgraf hattı tamamlanınca da bu iki kasabanın telgrafları sürekli karışıyordu. Çare ise kasabalardan birinin adını değiştirmekti.

Rusları mağlup eden Türk savunması, Wellington halkını oldukça heyecanlandırmıştı. Kasabanın adına Türklere ait bir isim vermekten de onur duyacaklarını belirttikleri anda Wellington, yeni adına kavuşmuş oldu.

İngiltere Kraliçesi Victoria, kendisine Kars savunması haberini veren General Williams’a “Kars Baroneti” unvanını verdi.

Kars, o dönemde artık vatan aşkını temsil eden önemli bir unsur halini almıştı. Kars adına ödüller yağıyordu. Bu sırada elbette padişah Abdülmecid de bu durumlara kayıtsız kalmadı. Kars’ı savunan, destekleyen asker ve sivillere bir hatıra maksadıyla üzerinde Kars Kalesi resmi bulunan madalyalar bastırıp dağıttı.

Kars’a ve halkına da Gazi unvanı verilir. Anlayacağınız bugünkü Gaziantep’in öncüsü, Kars olmuştur. Daha sonrasında Başkomutan Mehmet Vasıf Paşa, Kerim Paşa ve General Williams’a altın kılıç ve mecidiye nişanları hediye edilmiştir.

Kars halkı, üç yıl vergiden muaf tutulmuştu.

Padişah Abdülmecid de saygı ve sevgisini sonsuz şekilde göstererek halkı üç yıl mühletle askerlik ve vergiden muaf tutmuştur. İstanbul-Batum seferine başlayan vapura “Kars” adını verdirir, gazetelerde Kars’a özel sayılar yayımlanır.

İşte Kars’ın Kanada’da bir kasabaya ismini verdiren muhteşem kahramanlık hikayesi böyledir. Bugün bile halk, bölgeye gelen Türkleri sevgiyle karşılarlar, gösterilen direnişe karşı büyük bir saygı gösterirler. Arif Nihat Asya ne de güzel özetlemiş: “Verilmeyecek şeyler vardır, şeref gibi şan gibi, Kars gibi Ardahan gibi!”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir