Müzik emekçileri güvencesiz çalışıyor: Mobbing, düşük gelir, uzun mesai saatleri

Posted by

400’den fazla müzik emekçisiyle yapılan anket ve görüşmelerden çıkan sonuçların yer aldığı raporda yalnızca icra alanında faaliyet gösteren müzisyenlere değil, sahne çalışanlarından stüdyo çalışanlarına, organizasyondan eğitime kadar bu alanda emek veren herkese ulaşılması hedeflenmiş.

Pandeminin 8. ayında başlatılan bu araştırma, müzik emekçilerinin sorunlarını bizzat anlamaya ve anlatmaya yönelik bir çalışma.

GELİR SORUNU

Raporun sonuçlarına göre; müzik sektöründe yarı zamanlı çalışma oranı neredeyse yüzde 70 imiş. Yarı zamanlı çalışmada SGK kaydının yapılma oranı sadece yüzde 29 imiş.

Anket çalışmasına katılan müzik emekçilerinden yüzde 71’i müzik alanındaki işine ek olarak gelir elde etmek amacıyla ikinci bir iş aradığını belirtmiş.

Ankette katılımcılara 2019 ve 2020 yılı ortalama aylık gelirleri sorulmuş ve pandeminin gelir üzerindeki etkisi net bir şekilde ortaya konmuş. Ankete katılanların 2019 yılındaki ortalama aylık geliri 5.685 TL olarak tespit edilmiş. 2020 yılındaki ortalama aylık gelir 3.129 TL olarak tespit edilmiş. Katılımcılardan yüzde 14’ü gelirlerinden memnunken, yüzde 86’sının gelirlerinden memnun olmadığı tespit edilmiş.

Bu araştırmanın, Türkiye’de müzik emekçilerinin pandemi öncesinde de var olan genel çalışma koşulları ve gelir durumları hakkında somut veri sağlayan ilk çalışmalardan biri olarak sektörün daha net açısından önemli bir kaynak durumunda olduğu belirtilmiş.

Anket verilerine göre;

Müzik sektöründeki istihdamın en az yüzde 60’ının geçici, proje bazlı, gündelik yevmiyeli vb. işlerden oluşuyor. Yarı zamanlı çalışma yüzde 60 gibi bir oranla tam zamanlı çalışmadan daha yaygın durumda.

Müzik sektörü çalışanlarının önemli bir bölümü (yüzde 62) ücretli işçi olarak çalışıyor. Kamuya bağlı kurumlar müzik sektörü çalışanlarının ancak küçük bir kısmını istihdam ediyor ve bu istihdam gün geçtikçe tam zamanlı olmaktan ve sosyal güvenceden uzaklaşıyor.

SOSYAL GÜVENCENİN OLMAMASI

Araştırma, müzik emekçilerinin en azyüzde60’ının SGK kaydı bulunmadığını gösteriyor. Tam zamanlı çalışma durumunda dahi SGK ödemelerinin yapılmaması yaygın bir durum. SGK kaydı bulunanların büyük kısmı giriş yapıldıktan sonra primlerini kendileri ödüyorlar ya da ödeyemiyorlar. Çoğu durumda da ödemeleri devam ettirmedikleri için prim borçları bulunuyor. Müzik emekçilerinin yaklaşık yüzde 60’ı örgütsüz… Müzik emekçilerinin yüzde 80’i çalıştığı kurumlarda iş güvenliği önemlerinin alınmadığını ve bu konuda bilgi sahibi olmadığını belirtti. Müzik sektörü çalışanlarının yüzde 20’si ana gelirini müzik alanından kazanamazken, müzik içi ya da müzik dışı ikinci bir işe sahip olmak yaygın; yüzde 70’i ikinci bir işe ihtiyaç duyuyor. 2019 yılında müzik emekçilerinin yüzde 30’u asgari ücretin ve yüzde 80’i dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının altında gelir elde etti.

UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ VE MOBBİNG

2020 yılında pandeminin etkisiyle bu oranlar daha da yükseldi. 2020 yılında müzik emekçilerinin yüzde 62’si asgari ücretin ve yüzde 94’ü dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının altında gelir elde etti. 2019 yılıyla karşılaştırıldığında, pandemi etkisiyle anket katılımcılarının 2020 yılı aylık gelir ortalamalarının yaklaşık yüzde 50 oranında düştüğü tespit edildi.

Müzik emekçileri tam zamanlı olarak haftada 45 saat çalışmalarına rağmen, içlerinden ancak azınlık bir grup kendisini ve ailesini yoksulluk sınırının üstünde geçindirebilecek geliri elde ediyor.

Pandemi koşullarında müzik emekçilerinin yüzde 60’ı işsizlikle karşı karşıya kaldı. Müzik emekçilerinin yüzde 85’i gelirinden memnun değil.

Araştırma kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler aşağıdaki gerçekleri ortaya çıkardı. Müzik emekçilerinin (özellikle müzik icracılarının) gelirlerini belirleyen önemli faktörlerden biri arz-talep dengesi…

Çalışılan kentte/bölgede gelişmiş bir eğlence sektörünün varlığı kadar, müzisyen sayısı da arz-talep dengesi üzerinde belirleyici. Bunlara bağlı olarak oluşan rekabet, müzisyenlerin geliri üzerinde etkin rol oynuyor.

Müzik sektöründe ilk işe girişlerde sosyal ağların etkisi büyük. Özellikle müzik icracılarının önemli bir kısmında ailede başka müzisyenlerin bulunması mesleğe girişte önemli bir etken.

Müzik emekçilerinin yüzde 83’ünün yüksek öğrenim derecesine sahip olduğu gerçeği, çalışma koşulları ya da gelire ilişkin tabloyu değiştirmiyor. Müzik emekçilerinin yaşlarına paralel olarak deneyimlerinin artması gelirlerine olumlu etki ediyor.

Ancak ileri yaş, fiziksel olarak güç gerektiren (roady’lik gibi) işlerin yapılamaması anlamına da gelebilmekte. Kadın müzik emekçileri, cinsiyetlerinden dolayı sektör içinde bazı meslekleri yapamamakta ya da nadiren yapabilmekte… Ayrıca, çalıştıkları ortamda erkek meslektaşlarına oranla çeşitli ayrımcılık türlerine maruz kalmaktalar.

Cinsiyet ve etnik kimlik, görüşmelerde ifade edilen diğer ayrımcılık ve mobbing sebepleri arasında.

Sosyal güvenceden yoksun çalışmanın yanı sıra, sektörde kural haline gelmiş olan kayıt dışılık, müzik emekçilerini mobbing ve iş kazaları karşısında çaresiz bir konumda bırakıyor.

Müzik emekçileri, iş kazaları, hastalık, askerlik gibi geçici olarak çalışılamayan durumlarda işe dönebilmek için geçici olarak güvenilir ve yetkin birini kendi yerlerine yerleştirmek durumundalar.

Aksi halde, işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. Kayıtsız çalışmanın görünmez kıldığı büyük bir gelir eşitsizliği ve adaletsizliği sektöre hâkim. Gelecek kaygısı hemen hemen tüm görüşmeciler tarafından net bir şekilde ifade edilen ortak ve en net mesele olarak tespit edilmiş.

Raporu hazırlayan bilim insanlarını tebrik ediyorum çünkü müzisyenler açısından önemli bir araştırmaya imza atmışlar ve bu araştırmayı bir rapor haline getirmişler. Umarım müzisyenler bu raporu okurlar ve beni haksız çıkartırlar. Fakat işin başka bir boyutu var; müzisyenler bir an önce örgütlenirlerse ortaya çıkabilecek olan yeni bir pandemi dönemini Covid-19 sürecindeki gibi kötü bir şekilde yaşamazlar.

Vaka sayıları son günlerde gittikçe artıyor ve olası bir kapanma kapıda gözüküyor. Yeni bir kapanma olmaz demek en basit tabirle hayalcilik olur. Müzisyenler pandemi döneminde örgütsüz olmalarının bedelini ne yazık ki çok ağır ödediler. Müzisyenler 01:00 yasağının kaldırılmasına harcadıkları enerjiyi “biz nasıl bir araya gelip haklarımızı arayabiliriz” sorusuna harcasalar eminim daha faydalı olacaktır.

Sevgiyle kalın.

Kaan Çağlayangöl

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.