Yunanistan merkezli Ekathimerini’ye konuşan Yunan ihracatçılar, ABD hükümetinin yeni gümrük tarifeleri kararının ardından “ağır darbe” alacaklarını söyledi.

2020 ile 2024 arasında ABD’ye yapılan Yunan ihracatının yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 20’nin üzerine çıkmıştı. Bu süreçte ABD’nin toplam ihracat içindeki payı yüzde 3.75’ten yüzde 4.89’a yükselmişti.

2024 yılında ABD ile 268 milyon euro ticaret fazlası veren Yunanistan, 2023’teki 617 milyon euroluk fazlaya kıyasla bu alanda ciddi bir düşüş yaşadı.

HER ÜRÜNÜ ETKİLENİYOR

İhracatçılara göre en büyük darbe, Yunan ürünlerinin ABD pazarında daha pahalı hale gelmesi olacak. Bu da Yunanistan’ın rekabet gücünü zayıflatacak.

Yunan şirketleri ve ABD’deki dağıtımcıları ek maliyetleri hafifletmeye çalışsa da fiyat etkisinin hemen hissedileceği düşünülüyor.

2024 yılında Yunanistan’ın ABD’ye yaptığı ihracat 2.4 milyar euroyu aştı. Bu da ABD’yi Yunan ürünleri için beşinci büyük pazar haline getirdi.

Zeytin, çimento, alüminyum, beyaz peynir, zeytinyağı ve konserve şeftali gibi ürünlerin en çok zarar göreceği öngörülüyor.

Bazı ürünlerin muaf tutulabileceği umudu da sürüyor. Trump’ın ilk döneminde zeytinyağı ve sofralık zeytin bu tarifelerden muaf tutulmuştu.

Şarap sektörü de benzer bir beklenti içinde. Yunan Şarap Federasyonu Başkanı Yannis Voyatzis, “ABD şarabı ve viskisinin Avrupa’nın misilleme önlemlerinden muaf tutulması için bir çaba var. Aynı şekilde Yunan şarabının da tarifelerden muaf tutulmasını bekliyoruz” dedi.

SEVE Başkanı Alkiviadis Kalampokis’e göre ikinci darbe dolaylı yoldan gelecek. ABD’nin Avrupa’ya uygulayacağı tarifeler Almanya, İtalya ve Fransa gibi Yunanistan’ın en büyük ticaret ortaklarını etkileyecek.

Bu ülkelerde olası bir ekonomik yavaşlama, Yunan ürünlerine olan talebi de azaltabilir. Yunanistan’ın ihracatının yüzde 65’i Avrupa Birliği ülkelerine gidiyor.

YUNANİSTAN ZORDA

Yunanistan Ulusal Bankası’nın yaptığı araştırmaya göre, tüm Avrupa ihracatına yüzde 10’luk ek vergi uygulanması durumunda Yunanistan’ın toplam ihracatı yüzde 1.7 azalabilir. Bu da ülke ekonomisine 2026 sonuna kadar kümülatif olarak yüzde 0.4’lük bir darbe anlamına geliyor.

Tüm bu tabloya rağmen ihracatçılar umutlu kalmaya çalışıyor. Birincisi ABD’li tüketicisinin kaliteli ürünler için daha fazla ödeme yapma eğilimi artıyor.

İkincisi ise doların euro karşısında güçlenmesi, fiyat artışlarının bir kısmını dengeleyebilir. Kalampokis son olarak şunu söyledi: “En büyük hedefimiz başka pazarlara açılmak. Arap ülkeleri, Güneydoğu Asya, Japonya ve Kanada gibi bölgeler öncelikli olmalı.”